Bilal
Akarsel
akarsel.b@balcab.ch
Xalikanlilarin örgütlülüğü
Halikan toplumunun gelişim süreçlerine bakıldığında, köyden şehire ve
Avrupa’ya göç olaylarının toplumun biçimlenmesinde ne kadar önemli olduğunu
görebiliriz. Konya_ya yani şehire ilk çıkanlar benim bildigim kadarıyla
1952 ve Avrupa’ya ilk çıkanlar ise 1962 veya 1963 yıllarında olmuştur.
Zamanla Avrupa yaşam biçiminin insanlar üzerindeki etkilerinden dolayı bu
bireysel çıkışlar ya da gidişler zamanla ‘göç’ olgusu halini almıştır.
Küçük kırsal yaşamı gösterişli, refah düzeyi yüksek bir gelişimin,
bir Avrupa kentinde ve ülkesinde yaşamak insanlara ve insanlarımıza daha
cazip gelmiştir. Bu da göç denen olguyu beraberinde getirmiştir. Durum böyle
olunca toplumunda Avrupa`dan etkilendiğini söylemek yanlış olmaz. Buna
medeniyetin Xalikanlıya adım atması da diyebiliriz. Ama Toplumumuz bu
medeniyeti doğru bir şekilde kabul etti mi? Ettikten sonra yaşam biçimlerinde
uygulamaya geçti mi acaba? Bu Konuya değinmeden geçmek olmaz, haliyle kırsal
kesimden Avrupa`nın göbeğinde yaşamak cesaret işidir.
Öncelikle ilk sorun, kültürel
çatışma, kültürel kimlik sorunu. Avrupa yaşam biçimini kabul ettiğiniz süreden
itibaren eski alışkanlıklarınız, gelenek-görenekleriniz de değişime
maruz kalmıştır. Biz Toplum olarak bu değişimi doğru bir şekilde, kültürel
benliğimizi yitirmeden ne kadar gerçekleştirebildik. Avrupa`ya gelişimiz bu
değişimin ilk adımıyd, önemli olan da sonrasıydı.
Avrupa medeniyetin merkeziydi ama bizler buraya sonradan teşrif eden, küçük
bir dünyadan gelen ‘küçük’ insanlar olarak, modern bir insan olma
yolunda ne kadar şanslıydık! Sanırım bugüne kadar çok fazla şanslı değildik.
Dil bilmiyorduk, kültürümüzden uzaktık ve hiç alışkın olmadığımız
zor işlerde, az parayla, emeğinin karşılığını almadan çalıştırıldık.
Ve bütün bunlara karşın bize sunulan bir ‘armağan’ gözüyle baktık.
Çünkü daha modern insan olma yolunda çok acemiydik; modern insan, yeni
deneyimlere hazır, yenilik ve değişime açık olan bir insan tipidir. Modern,
gelişmiş bir insan, yalnız kendi yakın çevresinde değil onun dışında da
bir çok sorun ve konular hakkında kanaatler edinme ve tanışma eğilimindedir.
Geçmişinden çok bugüne ve geleceğe, planlamaya ve örgütlenmeye yönelir,
bunlara ilgi duyar. Bu tür faaliyetlerle hayatini düzene sokmanın aracı
olarak görür. Dünyanın tahmin edilebilir olduğu, çevresinde kurumların ve
diğer toplumların, insanların yükümlülük ve sorumluluklarını yerine
getirecekleri konusunda daha çok güven besler, bilim ve teknolojiye daha çok
önem verir.
GölSağ Avrupa, www.golyazibirligi.com ve www.xelkedondurma.com, Türkiye’nin
değişik bölgelerinde bulunan, aynı zamanda Avrupa`nın da değişik ülkelerinde
yaşayan bütün Xalikanlılara hizmet veren bu gibi kurumların, sivil
inisiyatiflerin, demokratik halk örgütlenmelerinde -hiç kimsenin siyasi ve
politik düşüncesine karşı çıkmadan, hakaret etmeden, yine insanların
siyasi düşüncelerine ve politik kimliğine saygıyla yaklaşanlara, Xalikan
insanını böyle modern bir insan seviyesine taşıyabilecek olanlara olan
inancımız büyük. Ama insanların ve toplumların gelişmesi, modernleşmesi,
kurumsallaşması... Bunlar insanların bireyselliğiyle oluşacak bir olgu, bir
başarı değil.
Biz Gölyazılılar, birlikte hareket edebilirsek, bilinçli, iyi eğitim almış,
insanlar yetiştirebildiğimiz sürece ve kendimizi insan olma yolunda geliştirdiğimiz
sürece, toplumumuzu daha ileri bir seviyeye taşıyacağımıza inanıyorum.
GölSag Avrupa`nın 27.11.2005 Basel`de 3.Genel Kurul Toplantısı yapılacaktır,
tüm üye arkadaşlarımızın ve Xalikanlıların katılması, Xalikan’daki
ve Avrupa’daki sorunlarımızı, GölSağ Avrupa kurumunun eksiklerini tartışmak,
konuşmak için herkesin katılmasını arzu ediyorum.